|
LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASININ 85.YILDÖNÜMÜNDE
Tüm yoksullukları göğüsleyip saldırgan ve çıkarcı emperyalist güçlere karşı giriştiği Bağımsızlık Savaşını Misak-ı Milli sınırları içinde , “Tam Bağımsızlık” ve Uluasl egemenlik temelleri üzerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Türk Ulusu . LOZAN Barış Antlaşmasıyla varlığını tüm dünyaya kabul ettirmişti.
Lozan Barış Antlaşması : Yalnız Türkiye’nin , Balkanların ve Ortadoğunun değil , tüm dünyanın barışa kavuşması için önemli bir dönemeci oluşturmuştur.
Cumhuriyet’e uzanan yolda , uluslararası bir güvence olarak tarihdeki yeri alan antlaşma , insan hakları , uygarlık , demokrasi ve tüm ilişkiler yönünden büyük bir aydınlığı getirmiştir.
“Yurtta Barış , Dünyada barış” özdeyişini ulusal bir ilke niteliği ile özümseyip uygulayan Türkiye , Hukuksal gerekleri de gözeterek ülkesindeki herkesi tam eşitlikle kucaklamış , yaptığı devrimlerle çağdaş düzeye ulaştırmıştır. ATATÜRK , İSMET İNÖNÜ ve arkadaşlarının Ulusumuza armağanları olan Antlaşma , uluslar arası politika alanında Türk diblomasisi’nin büyük bir zaferidir.
Baskılar göz dağları ve hiçbir dayatma , tam bağımsızlık yolunda çevirememiş , Büyük Ulusumuz haklarını ve kendine yaraşan yeri alarak bugünlere gelmiştir. Öz kaynakları ile yetinerek , olağanüstü çabalarla gücünü ortaya koymuş , yabancılara muhtaç olmadan başarılarını birbirine eklemiştir.
Atatürk’ün ölümünden sonra kamu mallarının özensiz yönetim ve kullanımı , gereksiz ve zararlı özelleştirme özentisi , Arap milliyetçiliğine bağlı şeriat devleti özlemi , küreselleşme ve globalleşme savlarıyla desteklenen uluslar arası şirketlerin sömürücü tutumları ve para – kredi kuruluşlarının dayatmaları , özetle emperyalizmin dıştan ekonomik ve siyasal saldırıları , içteki gerici ve bölücü kuşatması genç demokrasimizi yıkmayı amaçlamıştır. Yargıya kadar uzandığı yakınmaları duyulan olumsuzlukların LOZAN’la tüm dünyaya benimsettiğimiz bağımsızlığımızı olumsuz etkilemesi her yurt severi düşündürmelidir. Her alanda tam bağımsızlık ulusal onurumuzdur. Şimdilerde , kimi sözde dostların çelişkileri , ikilemleri ve üzüntü veren tutumları , Lozan dali yenilgilerinin yarattığı , aşılamamış ve giderilememiş duygulara bağlanmalıdır. İçtenlikli ve gerçek dostluktan , kesintisiz barıştan yanayız. Ayrımlara ve ayrılıklara karşıyız. İnanç sömürüsü ve Arap milliyetçiliği peşinde koşanları , ırkçılığa sapanları , demokrasiyi yozlaştırma yarışındaki çıkarcılarla , bunlara ödün vererek iktidar olmayı ve iktidarda kalmayı beceri sayanları kınıyoruz. Türkiye Cumhuriyet’ni sonsuza dek özgür ve tam bağımsız yaşatmak hepimizin öz görevidir. Bu yolda Atatürk İlke ve Devrimleri yol gösterici olacaktır. Bu tarihsel bilinçle LOZAN’a ve kazanımlarına tüm gücümüzle sahip çıkmalıyız. LOZAN Antlaşmasını Türkiye Cumhuriyeti’nin temel olduğu gerçeğinden hareketle , ömürlerini bu ülke ve bu ulus için engin hizmetlerle geçiren , Dünya Barışına unutulmaz katkıları olan büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk ile gerçek devlet adamı İsmet İnönüyü ve kahraman silah arkadaşlarını özlem ve şükranla anıyor , anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Nalan GÜNER ADD Manisa Şubesi Başkanı 24 Temmuz 2008 |
|
Genel Başkanımız E. Org. Sn. Şener ERUYGUR erken saatlerde gözlem altına alınmıştır .ADD Genel Merkezi (Maltepe, Batıkent) ve birçok Şubelere baskın yapılmış ve tutanaksız olarak eşya ve belge alınmıştır. Ayrıca aynı saatlerde ülkemizin tanınmış dört aydınının daha gözlem altına alındığını da öğrenmiş bulunuyoruz. Bu arada toplam yirmi bir kişinin daha gözlem altına alındığı yönünde haberler yayılmaktadır. Gözlem altına alınan kişilerin hepsinin Atatürkçü olma özellikleri bilinmektedir. Bu arada dikkatlerden kaçmayan bir husus bu yoğun gözlem altına alma uygulamasının, aynı zamanda Yargıtay Başsavcısının kapatma davasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’nde sözlü açıklama yapacağı günde ve Sivas’ta 37 aydınımızın hunharca katledişinin yıl dönümü gününde gerçekleştirilmesidir. Bunun basit bir rastlantı olmadığı hukukun gereklerini yerine getirmekle ilgisi olmayan bir gözdağı verme ve intikam alma operasyonu olma olasılığı pek çok tarafsız gözlemci tarafından dile getirilmiştir. Esasen neredeyse bir yıla varan bir süre boyunca pek çok aydının ortada herhangi bir iddianame yokken özgürlüklerinden yoksun bırakılıyor olmaları hukukun en temel ilkeleriyle bağdaştırılamayan bir durum oluşturmaktadır. Bir kısım sömürgeci zihniyet taşıyan batılı çevrelerin ve içerdeki ikinci Cumhuriyetçi ve gerici işbirlikçilerinin günlerdir yaygınlaştırdıkları saldırı ve dedikodulardan başka hiçbir ciddi iddia ortaya konmuş değildir. Ayrıca kaçma ve izini kaybettirme olasılığı asla bulunmayan, başta Genel Başkanımız Sn. Eruygur olmak üzere saygın kişilerin yargısız infaza tabi tutulurcasına özgürlüklerinden yoksun bırakılmalarını mantıkla ve hepimizin korumak zorunda olduğumuz hukuk ilkeleri ile bağdaştırmamız olanaksızdır. Son olarak unutulmasın ki hukuk herkes için gereklidir. Hukuku ciddiye almadığını gördüğümüz bazı iktidar sorumluları da günü geldiğinde belki hukuktan başka dayanacak değer bulamayacaklarını bilmelidirler. 01/07/2008 ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ Merkez Yürütme Kurulu |
|
Prof.Dr.Ülgen Zeki OK Fatih Altaylı’nın programında Atatürk’ü sevmeyip, Humeyni’yi sevdiklerini söyleyen iki türbanlı kızımızın “Kurtuluş Savaşı’nın başlaması da Kahramanmaraş’ta Fransız askerlerinin Nene Hatun’un başörtüsüne uzanmasıyla olmuştur” sözlerinin nereden kaynaklandığını çözmeye çalışırken imdadıma Atatürk yetişti: “Biz cahil dediğimiz zaman, okulda okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, gerçeği bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de gerçeği gören gerçek alimler çıkabilir.” |
|
Devamını oku...
|
|
Cumhuriyet değerlerinin en önemlilerinden olan kamu iktisadi teşekküllerinin yurt çapında yok pahasına elden çıkarılmasına ve ideolojik yandaşlara peşkeş çekilmesi, yabancılara satılması toplumda derin kaygı ve üzüntü yaratmıştır. Sümerbank Manisa Pamuklu Mensucat Fabrikası’nın özelleştirilmesindeki kayırmacı tutum ve yolsuzluk, tüm vicdanlarda rahatsızlık uyandırmıştır. Manisa Ortak Girişim Grubuna Satılmasındaki amaç, Manisa’nın malı Manisa’da kalmalı anlayışıyla gerçekleşmiştir. Ancak Fabrikanın, değerinin çok altında satılması, bundan, bazı kişilerin çıkar sağlaması, devletin zarara uğratıldığı iddiaları sonucunda Başbakanlık Müfettişlerince inceleme başlatılmış, Başbakan ve 5 Bakanın imzası ile bu özelleştirme iptal edilmiştir. Ayrıca kar payı dağıtma amacıyla 21 Mayıs 2007 tarihinde bir Genel Kurul yapılması Ortak Girişim Grubu tarafından kararlaştırılmışsa da; bu kararın iptali için Manisa Valiliğince Manisa 2.Asliye Hukuk Mahkemesine dava açılmıştır.
Bir Hukuk Devletinde yargıya yansımış bir olayda yargı kararının beklenmesi ve buna göre davranılması gerekirken, kendisi de bir hukukçu olan Belediye ve eski Sümerbank Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Bülent KAR, “Manisa’nın Malı Manisalıda kalsın” sloganıyla yola çıkmalarına karşın, bu değeri yabancı bir firmaya satarak, buradan elde edilen kârı küçük ortaklara dağıtıp girişimi yasal hale getirmeye çalışmaktadır. Bu olay, Manisalıyı olduğu kadar konuyla ilgilenen tüm yurttaşlarımızın vicdanlarını sızlatmaktadır. Bir kamu değerini bu şekilde peşkeş çeken Bülent KAR, bütün bunlardan sonra derhal istifa etmeli ve yargılanmalıdır. Ayrıca OGG’de payı olanlar, bu payları derhal iade etmelidirler. Atatürkçü Düşünce Derneği Manisa Şubeleri; iç ve dış emperyalizmin hedef tahtası olmaktan kurtulmuş, özelleştirmelerle talan edilmemiş, liman ve tersanelerine girilmemiş, sözde stratejik müttefiklerin askeri üs ve tesisleriyle bağımsızlığı gölgelenmemiş, bölgesinde AB-ABD emperyalizmine karşıt, onurlu bir ülkede Türk bayrağının anlamla ve gururla dalgalandırılması gerektiği inancında olduğunu kamuoyuna saygıyla duyurur. Atatürkçü Düşünce Derneği Manisa, Turgutlu, Ahmetli, Salihli, Alaşehir, Sarıgöl, Kula, Selendi, Köprübaşı, Borlu, Demirci, Gördes, Saruhanlı, Akhisar, Kırkağaç, Soma Şubeleri Nalan Güner ADD Manisa Şube Başkanı |
|